16 Temmuz 2013 Salı

Ah Bu Ben..

üzgünüm.ne imla ne noktalama işaretlerini kullanmak istiyorum sadece nokta yetiyor bugün.her cümleyi bitiren yenisi için başlangıç hazırlayan işaret.

Einstein "aptallara göre insanlar ırk cinsiyet milliyet yaş statü renk din ve dil başta olmak üzere 8den fazla kategoriye ayrılırlar.halbuki olay bu kadar komplike değildir.insanlar sadece 2ye ayrılır İyi insanlar ve Kötü insanlar." sözünü söylemiş çok da güzel söylemiş.insanlara hiç bir zaman yetmez bu sıfatlar.nedendir bilinmez doyulmaz 3harfli bir sıfatla.bir düşünün "iyi" ya da "kötü".bu kadar farklı özellikli insanlar milyarlarca farklı kişilik sadece 2 sıfattan ibarettir. evrensel 2 kavram vardır "iyi ve kötü".sanki bu basit görünen sıfatlara uyulabilmiş gibi hep fazlası istenir.ben kendi kıyaslamamı yaptım ve iyi bir insan değilim.çünkü içimde nefret var durdurmaya çalışsam da kin var.bu dünyadaki tüm adaletsizliklere öfkeliyim.bazen Allah'a ya da Tanrı'ya artık ismini siz seçin.bazen canı yandığında düşünmeden saldıran bir hayvandan farklı hissetmiyorum kendimi.erdem kavramından çok uzaktayım biliyorum.ama susarak ortak olamıyorum haksızlık yapanları cezalandırmak istiyorum ve hakkım olmadığını biliyorum onlardan farkım kalmıyor.ben bu kalabalık düşüncelerin içinde iyi bir insan olamıyorum.kaybettiğim her parçamla görünmez mızraklar saplanıyor içime kalbime mideme karnıma...Ali İsmail Korkmaz.insanlığımdan alınan son parça sen oldun.bela okumaz iyi insanlar,gelmişe geçmişe sövmezler,çaresiz, zayıf hissetmezler,adaleti ararken ne yapmaları gerektiğini bilirler.beynimde çığlık atıyorum günlerdir.sevdiğim birini yakın zamanda kaybettim 2gün sonra alinin haberi geldi. adı şehit olunca insanlar ölüme üzülürler kimi ölümlere leş derler kimilerine gebersin anarşist derler..hayır hayır hayır.her ölüm asildir.her ölen birşeyler yaşamıştır.kimisi zalimce can almıştır kimi adalet istemiştir kimisi sadece çalışmış kimisi kaypakça yaşamıştır ama her ölüm sadedir.ölüye yapılan her pislik kendi çamurunuzdur.iyi olmak zordur ama denemek çabalamak bile insanın vicdan acılarını az da olsa dindirir.belki vicdanlı olabilmek bile iyi olmaya yaklaşmaktır.tartışılır..

iyi bir insandan neden korkalım ki?bir insan arkadaşına neden yalan söyler?ergense ergenliğin verdiği kibirle söyler ama 26 yaşındaysanız yalanlara anlam vermek daha da zorlaşıyor.hayattaki çocukça korkularınızdan arınmış ve aileden tüm iplerinizi aldığınız yaştır yani yaklaşık olarak bu yaşa tekamül eder..kendi seçimlerinizle hayatınıza dahil ettiğiniz birine neden yalan söyleyesiniz? yalan söylemeye sizi itiyorsa iyi biri değildir ya da size uygun değildir hayatınızdan çıkarın gitsin entrikaya ne gerek var?insanlar kırılır, üzülür, sevinir, şaşırır, korkar bunlar normal ama neden bu etkilerden bu kadar korkup yalana başvurur insan gerçekten anlamıyorum.bir insan kırarsın sonra gönlünü alırsın bu basit bir alışveriştir arkadaşlar hoşgörüyle ayakta kalır ama yalan gerçekten anlamsız kalıyor.siz siz olun sizi yalana iten biri varsa hayatınızdan çıkarın.aileniz konusunda bu geçerli değildir 26ya kadar idare etmek zorunda kalabilirsiniz fakat aile dışında akraba konu komşu herkes için geçerlidir.yalan sadece kendinizi üzer bu zulmü ruhunuza karakterinize yapmayın...gerçekten anlamsız...yalan söylendikten sonra üzerinize bir vicdan yükü biner sonra diğeri sonra diğeri...sonu gelmez..dürüstlüğün verdiği huzuru hiç bir yerde bulamazsınız..erdemli ve dürüst kalmak zordur..yine de mümkün olduğunca yapmanız kendinize kardır..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder