15 Nisan 2013 Pazartesi

Nisanın 16sında acaba neler yazmışım..

"Korkusuzluk" başlığına devam edeceğim demişim fakat canım devam etmek istemediği için vazgeçtim..Keyif benim blog benim istediğimi yaparım ehehehe süpermiş istediğim zaman istediğim işi yarım bırakıp istediğim an istediğim şeyi yapmayı seviyorum..Bu kadar ara vermemin sebebi de şifremi unuttum sonra hesap kitlendi vs vs neyse yine geldim karşına sevgili ben..Ne yazmak istediğimi bilmiyorum. Çok sıkıldım. Bugün de kendimi pek iyi hissetmiyorum ama tam olarak bir sebebi yok kötü rüyalar ve bölük pörçük uyku hariç başka sebep yok neyse öylesine bir konudan girip yazmak istiyorum sadece..

 Eskiden nefretin tanımını bilmezdim. Yani nefrete gerek duymazdım öyle bir "pisliğin" benim içimde ne yeri olabilirdi ki?? Küçükken hissettiğim en güçlü negatif duygu abimin yastık şavaşında bana sert vurduğu zamanki hırs ve öfkeydi. Babama şikayet ettiğimde ona kızar bazen bir tokat atardı. Kendince beni korur abime "abilik" (Türkçe'de gerçek yazılışı "ağabeylik" zaten normali de abi değil ağabey ama bunu samimiyetsiz buluyorum neyse parantezi iyice abarttım) yapmasını bana zarar vermemesini söylerdi. Abim de kapı arkasında ağlardı ve bende yanına gider oturur ağlardım. Biraz suçluluk biraz vicdan biraz pişmanlıktan. Hırs, öfke, intikam, kısasa kısas yapmanın sadece zarar verdiğini, sevdiğim insanlara ne kadar öfke duysam da beni ne kadar yaralasalar da onlara zarar vermemeyi o zamanlar anlamıştım. Tabi ben bunu anlayana kadar abim tokat yemeye devam etti =)) Sadece değer verdiğimiz insanlarla sınırlamak manasız. Her kişi bir diğerine bu düşünceyle yaklaşsa sanırım kocamaaaan bir şirinler köyü kurabiliriz. İçinizde "vicdan"ın kırıntısı varsa hala umut var demektir. Herkes "bu saatten sonra koca düzen nasıl değişecek ben düzelsem bile değişen bir şey olmayacak" diye düşünür ve kendine uysun uymasın bir topluluğun görüşlerini benimser. Aslında buna gerek yoktur. Kişinin benimsemesi gereken tek kural "kimse senden üstün değil ve kimse senin altında değil" dir. Yanına biraz "vicdan", "saygı", "cesaret", "beyin" eklerseniz alın size şirinler köyüüüü =)) Tabiki bu kadar basit değil fakat her birey eşit olmasa da bu ana unsurları karakterinde barındırsa çok daha sağlıklı çok daha adaletli toplumlar oluşabilir. Sadece 5 dakika hayal etmesi bile güzel. Öfkeden, hırstan arınmış, nefretin kökünü kazımış bir dünya. Ama benim hala umudum var. İçimdeki vicdanı, adaleti, cesareti yaşatacağım.. Teşekkür ederim abi ve affet beni..Canının yanmasını hiç istemedim.